Yeni eylem planlarını anlattı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “2035 yılını hedef alan yeni bir çalışmaya daha başladık. Bu aynı zamanda gençlerimize emanetimiz olan 2053 vizyonumuzun altyapısını oluşturacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, yeniden genel başkan seçilmesinin ardından ilk kez grup toplantısında partililere seslendi. Burada konuşan Erdoğan, “367 garabeti, 27 Nisan Bildirisi, kapatma davası, Gezi olayları, FETÖ ve PKK ile mücadele başta olmak üzere her kritik hadise de milletin yanlarında yer aldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "15 Temmuz ile birlikte artık can borcumuzun da olduğu milletimize olan şükranımızı ancak kendisine daha iyi hizmet sunarak ifade edebiliriz. Bunun için önümüzdeki süreyi çok iyi değerlendirmeliyiz. İlk etapta tüm bakanlarımızdan 180 günlük kısa vadeli bir eylem programı istedim” ifadelerini kullandı.

"ULUSLARARASI MÜCADELEYİ VERECEKSEK, SİZDEN BİZİM ÜLKEMİZE AİT OLANLARI BİZE İADE ETMENİZİ İSTİYORUZ"

Vatanları, bayrakları söz konusu olduğunda canları dahil her şeylerini feda etmekten çekinmeyen insanların, devlet denildiğinde başlarını yere eğer olmuş olduklarını hatırlatan Erdoğan, "AK Parti bu büyük yanlışı ortadan kaldırmış ve ‘insanı yaşat ki, devlet yaşasın’ demiştir. Bu ifadede tezahür eden uygulamalarıyla devleti milletiyle buluşturmuştur. 15 Temmuz bunun en somut örneğidir. Milletimiz o gece devletinde sembolleştirdiği özgürlüğünü, bayrağını, ezanını, inancını ve geleceğini korumak için adeta kıyam etmiştir. Bir çağrıya ülkemizin dört bir köşesinden milletimizin meydanlara dökülerek cevabı vermesi çok anlamlıdır ve bunun dünyada benzeri yoktur ve ben milletimle gurur duyuyorum. Milletimiz öyle yürüdü ki 249 şehit verdik, 2 bin 193 gazimiz oldu ama hiç olmazsa bu alçak FETÖ’nün, kahpe arkasındaki iz sürücülerine bu ülke teslim edilmedi. Şimdi Ankara ve İstanbul’da duruşmalar başladı, bu mahkeme kararlarıyla birlikte bütün şehit aileleri ve gazilerimize hakların iadeyi itibarın sağlanmasını temin edeceğiz ve dünyada bunları korumaya kalkan ülkelere karşı da ‘daha ne istiyorsunuz, buyurun size yargı kararları’ diye önlerine koyacağız. Üzerlerine düşeni yaparlar yapamazlar önemli değil, buradan dünyaya sesleniyorum; eğer sizler iadeyi itibara yardımcı olmazsanız bilesiniz ki yarın bir gün sizlerin de bizim elimize düşenleriniz olduğu zaman istediğinizde bunları bizim elimizden alamayacaksınız, bunu bilin. Çünkü terörle mücadele lokal değildir, mevzi değildir, terörle mücadele uluslararası bir mütabakatın uygulamasıdır. Bu uluslararası mücadeleyi vereceksek, sizden bizim ülkemize ait, ki bunları vatandaşlıktan çıkaracağız, onları süratle bize iade etmenizi istiyoruz. Etmediğiniz takdirde kusura bakmayın men dakka dukka, biz de bunu yaparız" şeklinde konuştu. Erdoğan’ın bu sözlerinin ardından salonda "Dik dur eğilme bu millet seninle" sloganları yükseldi.

"MİLLETİMİZE OLAN CAN BORCUNU DAHA İYİ HİZMET İLE ÖDERİZ"

16 Nisan halk oylamasıyla kabul edilen yeni yönetim sisteminin de ülkeye kazandırılan devrim niteliğinde bir reform olduğunun altını çizen Erdoğan, "AK Parti’nin bu reformcu ve devrimci yönü olmasa bunca yıldır iktidarda kalamazdık. Hala milletimizin umudu olamazdık. Değişim ve değişime olan bağlılığımız her fırsatta milletle bütünleşmemize fırsat veriyor. En son 21 Mayıs’ta yaptığımız olağanüstü büyük kongrede seçilen MKYK bakınız ve MKYK’da henüz 20’li yaşların başındaki iki kızımız yer aldı. Bunun yanında 40 ve daha altı yaş grubundan 16 arkadaşımız bulunuyor. Yaş ortalaması 47 civarında. MKYK’ya karşı Meclis grubumuzun da yaş ortalaması 52. Tecrübeyle dinamizmin uyumunu ifade eden bu manzara, AK Partinin neden bunca yıldır seçimden galip çıkabildiğini gayet güzel ifade ediyor, temenni ediyorum ki diğer partilere de örnek olur. Her seçimde ve her fırsatta bu yenilenmeyi sürdürerek, milletimize hizmet yolunda daha uzun yıllar hep birlikte çalışacağız. Milletimiz bize güvenip destek verdikçe sorumluluklarımız da artıyor. Milletvekili seçimlerinde milletimiz bize 2002’de yüzde 34, 2007’de yüzde 47, 2011’de yüzde 50, 7 Haziran 2015’te yüzde 41, 1 Kasım 2015’te yüzde 49 buçukla destek verdi. Aynı şekilde belediye başkanları seçiminde milletimiz Türkiye genelinde partimize emanet etti. 2007’de, 2010’da ve bu yıl 16 Nisan’da yapılan tüm halk oylamalarında ’evet’ diyen milletimiz bizi hiç mahcup etmedi. Cumhurbaşkanlığı seçiminde de seçimini yine bizden yana kullandı. Bunun yanında 367 garabeti, 27 Nisan Bildirisi, kapatma davası, Gezi olayları, FETÖ ve PKK ile mücadele başta olmak üzere karşılaştığımız her kritik hadise de milletimiz yanımızda yer aldı. 15 Temmuz ile birlikte artık can borcumuzun da olduğu milletimize olan şükranımızı ancak kendisine daha iyi hizmet sunarak ifade edebiliriz. Bunun için önümüzdeki süreyi çok iyi değerlendirmeliyiz. İlk etapta tüm bakanlarımızdan 180 günlük kısa vadeli bir eylem programı istedim. Tıpkı hükümete ilk geldiğimiz dönemdeki 100 günlük acil eylem planı gibi bu program da vatandaşlarımızın birikmiş sıkıntılarına hızlı çözümler üretmeye yönelik olacaktır ve 2019 seçimlerine kadar da bu çalışmaları yürütecektir. 2023 hedeflerimiz zaten asıl başarı çıtamız olarak geçerliliğini sürdürüyor, onu da güncellememiz gerekiyor. Onun yanında 2035 yılını hedef alan yeni bir çalışmaya daha başladık. Bu aynı zamanda gençlerimize emanetimiz olan 2053 vizyonumuzun altyapısını oluşturacaktır. Meclis grubumuza da bu süreçte çok önemli görev düşüyor, her reform idari tasarruflarla yapılabilecek olmasının yanında asıl olarak yasa ve anayasa değişikliği demektir. 3 Kasım 2019 seçimleriyle birlikte yürürlüğe girecek Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine hazırlık için çok sayıda uyum kanunun çıkarılması gerekiyor. Meclis mevcut gündemi zaten yoğunken bir de üzerine reformların yükü binecek. Milletimiz için, geleceğimiz için bu yükü hep birlikte omuzlayacağız. AK Partı milletin bağrından çıkmış ve gücünü milletinden almıştır. Özellikle Ramazan ayını, bayramı, yaz tatilini ve sonbahara girerken idrak edeceğimiz kurban bayramını çok iyi değerlendirmeliyiz. Siyasette çok ciddi bir rakibimiz olmadığı için hizmetler ve projeler konusunda bir anlamda kendimizle yarışıyoruz. Başarı çıtasını sürekli daha yukarıya taşımaya mecburiyetindeyiz. 16 Nisan’la başarı çıtamız yüzde 50+1’e yükseldi. 2011’de ve 1 Kasım’da aldığımız tarihimizin en yüksek oy oranları dahil artık yeterli değil. Öyleyse bugüne kadar yaptıklarımızdan çok daha fazlasını yapmak mecburiyetindeyiz. Sandıkta yüzde 50’nin üzerine çıkmak için milletimizin tamamını kucaklamayı hedeflemek durumundayız. 80 milyonun tamamına ulaşacak bir çalışma programı hazırlıyoruz" diye konuştu.

(Yağmur Yıldız/ İHA)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5