ÎMAR UYGULAMALARI ve

KENTSEL DÖNÜŞÜM

               775 sayılı gecekondu kânunu…

               6306 sayılı ve Kentsel Dönüşüm olarak bildiğimiz afet risikleri ile alâkalı kânun!

               …

               Kentsel Dönüşüm uygulamaları tüm belediyelerce desteklenmektedir.  Buna mukâbil uygulamalar ortaya konulmakta ancak neticelerin çoğu bilinçsiz sonlandırılmaktadır. Vatandaşa ulaşma konusunda bilgi eksikliğinde olan kamu kurumları, çözüme yönelik gerçek veriler ortaya koymak yerine, her nedense çözümsüzlüğe dayalı söylemlerini savunmada inatçı bir tutum sergilemeye hâlâ da devam etmektedirler.

               Saha tecrübesinin oturmadığı kamu, saha tecrübesine sâhip gerçek çalışmalar ışığında bir bakış geliştirmekten çok uzaktır. İstişâre usulüne dayalı çalışma biçimi geliştirmek yerine daha çok, siyâsi menfaatlerin bakış açısında mânâ aramaları, vatandaşa hizmet noktasında gerçek hakların iâdesine yönelik çalışma yapılmasını engellemektedir. Bazı kamu yöneticilerinin “mısır firavunu” tarzı yönetici vasfı geliştirmeleri ve davranış biçimleri, vatandaşa konuşma biçiminde açıkça görülmektedir. Vatandaşını câhil ve hakir gören bir davranış biçimi geliştiren kamu yöneticileri, o siyâsi anlayışın “hizmet” söylemine zarar vermektedir. TOKİ ve Belediyelerde işlem yapmaya çalışan ve haklarını kanun nezdinde arayan hak sahiplerine yapılan psikolojik saygısızlıklar âşikar biçimde hâlâ da ortadadır.

               Dönelim asıl meselemize!

               Kentsel Dönüşüm, Kentsel Yenileme ile alâkalı çalışmaların sürdüğü alanlarda tutarsızlıklar belediyelerce zorlama anlaşılmazlıklarla birlikte emrivâki yapılmaya devam etmektedir.

               Bireysel parseline îmar uygulaması ışığında inşaat yapma hedefinde olan vatandaşın parsel imar haklarında anlamsız değişiklikler yapılmıştır. Bodrum hakkına iskan edilebilir dâire hakkı, otopark mecbûriyeti ile alınmıştır. Bu uygulama ile Kentsel Dönüşüme bağlı anlayışa doğru haklı yönlendirme yapıldığına bizler de saygı duyabilirdik. Ancak; Kentsel Yenilenmeye bağlı hakların ortaya konmasına yönelik çalışma yapılmasının önü bu uygulama ile kesilmiştir. İskan edilebilir alan kaybından doğan KAKS (toplam inşaat m2si) eksikliğ, zâten anlaşma zemininde zorlanan müteahhitleri daha da zora sokmuştur. Bu düzenlemedek muhakkak ve muhakkak, bireysel inşaatta verilmeyen o alan kaybı,kentsel yenilemeye bağlı çalışma ve anlaşmalarda serbest bırakılmalıdır.

               Kentsel Dönüşüme sıkıntı veren bir diğer hususu da tapu alım meseleleridir. Tapu alım gücü zâten olmayan vatandaşın tapu alma hakkındaki fiyat artışını ve fâhiş satış fiyatının dengelemesi gerekmektedir.

               “Vatandaşın alım gücü zâten yok. Nasılsa Müteahhit verecek bu tapu bedelini” diyerek “vurun abalı’ya” misâli güya akıl yürüten kamu idârecilerini anlamak mümkün değil. Hangi müteahhit öddiği veya ödeyeceği paraynın karşılığını almadan iş yapar. Muhakkak ki müteahhitin ödeyeceğini varsayarak fiyatları tavan yapan kamu idârecileri, fiyatlardaki yansımanın vatandaştan çıkarılmış olduğunu umursamamaktadırlar. Kentsel yenilemye bağlı bir durum içerisinde çözüm geliştirmek ve bu minvalde yapılan çalışmalar ışığında tapu alımlarında ücrete dayalı uygunluklar gelştirmek, asıl ulaşılmak istenen geröek hizmeti de çabuklaştırmış olacaktır.

               Kamu’ya duyurulur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5