Çok kıymetli Ülkem Gazetesi okurları,

Türkiye Büyük Millet Meclisi ziyaretlerimden birinde tanışma fırsatı elde ettiğim değerli bir arkadaşımızla paylaştığımız keyifli ve samimi bir sohbet sonrasında kendimi bu güzel ortamda bulmuş olmanın mutluluğunu öncelikle paylaşmak isterim. Temennim şudur ki; takip eden yazılarımızda tarafsız ve objektif bir yaklaşımla ülkemiz menfaatleri için kritik öneme haiz noktalara temas edeceğiz.

Kamu kesimi ve özel sektör havacılık kuruluşlarında edindiğim birikimler ve yaşanmışlıklar doğrultusunda öncelikle bu alanda kalemimi kullanmanın yerinde olacağı kanaatindeyim. Müsaadenizle serüvenimize Türkiye’nin belki de en eski havacılık organizasyonlarından olan; çeşitli tecrübe, teknik envanter, imkân ve kabiliyetlerle donanmış Türk Hava Kurumu ile başlayalım.

Cumhuriyet’in ilk yıllarından sonra çeşitli dönemlerde yoğunluklu olarak askeri vesayetin altına giren bu güzide cemiyet için maalesef bir türlü profesyonel bir organizasyon yapılanması şansı elde edilememiştir. Dernek statüsünde bulunmasının çeşitli esneklikleri olsa da; devlet kanadındaki karşılığının çeşitli sınırlılıklar ve imkânsızlıkları beraberinde getirdiğini söylemek gerekir.

Şimdilerde ise Türk Hava Kurumu çok ciddi bir borç batağına saplanmış durumda. Bu borcun yapılandırılması veya geri ödenmesi noktasındaki zafiyetler ise organizasyonu yönetilemez bir hale getirdi. Bunun dışında; Türk Hava Kurumu tarafından kurulan Türk Hava Kurumu Havacılık Vakfı, bu vakfa bağlı anonim ve limited şirket statüsündeki ticari teşekküller ile başlı başına derya deniz bir yapı olan Türk Hava Kurumu Üniversitesi çok hayati problemlerle baş etmeye çalışmaktadır. İşin yönetilmesini zorlaştıran bir husus ise kurum, vakıf ve üniversitenin tepe yöneticisinin müşterek yani aynı kişi olmasıdır ve durum planlama açısından bir takım işlerde eksen kaymalarına sebebiyet vermektedir.

Tüm yapı için telaffuz edilen borç ve katlanılmak zorunda kalınan faiz yükü dudak uçuklatıcı cinsten. Hal böyleyken; Türk Hava Kurumu bünyesinde çalışmakta olan personelin aylardır maaş problemi yaşadıkları ve emeklerinin karşılığında hak ettikleri ekmeği evlerine götüremediklerini de içim sızlayarak belirtmek isterim. Benzer tehlike çanları vakfa bağlı kuruluşlar içinde kuvvetle muhtemel çalmak üzeredir. Özellikle Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın “havadan yangın söndürme” ve Sağlık Bakanlığı’nın “hava ambulans” ihalelerinde yaşanabilecek teminat problemleri vakfı da kaosa sürükleyebilecektir. Nitekim genel olarak tüm organizasyonun Türk bankaları nezdinde oluşan statüsünün negatif olduğu bilinmekte. Bu durum organizasyonun mali sürdürülebilirliği için çok büyük bir tehlike.

İçerisinde bulunduğumuz eğitim-öğreti yılı için Yükseköğretim Kurulu’nun yaptırım uygulamak suretiyle Türk Hava Kurumu Üniversitesi’ne tüm bölümleri için öğrenci kontenjanı vermemesi ve yakın zamanda rektör vekilini görevden alması ise çok ciddi bir mali ve idari krizin göstergesi mahiyetindedir. Ayrıca özellikle yola çıkılırken “halkın desteği ile kurulan” sloganını taşıyan üniversitede tüm şehit ve gazi çocukları pilotaj hariç olmak üzere tüm bölümlerde tam burslu eğitim görmekte iken; mevcut yönetimle yaşanan değişimler neticesinde bu oran cüzi oransal rakamlara indirgenmiş durumdadır.

Üniversitede özellikle mevzuatta belirlenen azami yaş haddi ve asgari tecrübe şartına takılmayan akademik tepe yöneticisi bulmak bir hayli zor. Bu durum akademik yapılanmanın etkin bir şekilde tesisinde büyük bir zafiyet olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca birden fazla akademik ve idari yöneticilik görevlerinin müşterek kişiler tarafından vekâleten yürütülmesi de insan kaynağı anlamında ortaya koyduğum problemi doğrular niteliktedir.

Üniversitenin yapmış olduğu en büyük hatalardan birisi de sorgulama-kontrol-teyit mekanizmasının yok denecek kadar problemli bir şekilde yürütülmesidir. Şöyle ki; 15 Temmuz 2016 tarihindeki FETÖ/PDY hain darbe girişimi sonrasında dönemin üniversite yönetimi tarafından Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na bildirilen sözde “FETÖ/PDY iltisaklıları ve şüphelileri” listesi çok büyük bir hak ihlali ve vebali içerisinde barındırmaktadır. Çünkü yapılan tespitler herhangi bir soruşturma, kovuşturma veya istihbarat ediniminin neticesi değil tamamen kişisel değerlendirme ve kanaatlerin eseri şeklinde gerçekleşmiştir. Bir de işin dengelerine kişisel husumet nüfuz edince listeleme işlemi iyice çığırından çıkmıştır. Bu durumun neticesinde ise bildirilenler açısından çok ciddi bir mağduriyetler yaratılmıştır ve konunun adli mercilerce incelenmesi neticesinde bu haksız bildirimi gerçekleştiren idare açısından da çok ciddi problemler ortaya çıkması kuvvetle muhtemeldir.

Gelelim organizasyon içerisindeki dengelere. Her üç ana teşekkülünde yönetimini üstelenen tepe yöneticisinin vaziyetinin gerçek anlamda çok güç olduğuna bizzat şahidim. Şöyle ki; en güvendikleri, onun gizli ve en tehlikeli düşmanları. Hepsi de şirin görünüyorlar; yardım, destek ve katkı sağlama peşindeler. Lakin işin aslı öyle değil; gidişat iç açıcı olmaktan çoktan çıkmış. Yılların gerçek dostlarını ise çoktan kırdı ve incitti, iyice yalnızlaşacak. İleriki dönemlerde ne demek istediğimi kendisi daha net anlayacaktır. Şimdi anlatmaya çalışsam da pek bir şey ifade etmeyeceği kanaatindeyim.

Mali ve idari kaos kapıyı çaldı; hatta kapıyı kırmak üzere. Süreç mevcut seyrinde gider ise yakın gelecekte çok büyük hezeyan ve yıkım Türk Hava Kurumu ve bağlı kuruluşlarını bekliyor. Organizasyon artık varoluş felsefesinden çok uzaklaşmış durumda; adeta kontrol edilemeyen bir yapı haline dönüştü. Birçok operasyonda işletme ve faaliyet zararı günden güne artmakta; tarihinin en eski ve değerli gayrimenkulleri ise teker teker satılmakta. Bu duruma bıçak gibi kesercesine bir son vermek kimlerin elinde; onu da artık ilgililer üzerlerine alınsınlar, bizim vatani mesuliyetimiz yalnızca uyarmak. Güzel yarınlar için sağlıcakla kalın. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Havacı 8 ay önce

Hocam, yüreğinize sağlık. yeni yazılarınızı merakla bekliyoruz. Başarılar. Allah uyandırmasın.

Avatar
çaresiz 8 ay önce

Sayın hocam tesbitleriniz ve doğruları yansıttığınız için teşekkür ederim. Ancak personel olarak 3 aya yakın maaş alamıyoruz. Zor durumdayiz. Ve bastakiler bu konuda açıklama yapmıyor. Ne yapacaz biz soylermisiniz. Bu konuda yardımcı olun bizim sesimizi duyurun lütfen.

banner5