Daima “Türkiye genç bir ülke” deriz. Genç nüfusumuzla övünüp dururuz. Buna rağmen, gençler kendilerini hiç de öyle destekleniyormuş gibi hissetmiyor. Pek çok konuda danışabilecekleri insanlara ulaşmakta güçlük çekiyorlar. Üniversitelerde yaşadıkları sorunlar, toplumsal beklentileri, arkadaşlık ilişkileri bir yana pek çok genç, okuduğu okuldan mezun olmadan önce gerekli iş deneyimlerini nasıl edineceği konusunda büyük sorun yaşıyor. İş bulamayan ya da mezuniyet sonrasında “Deneyimsiz” sıfatı ile, hayal ettikleri ücretlerin çok gerisinde pozisyon ve maaşlarla çalışmaya başlayan sayısız genç insan, şu anda üniversitelerde okuyanlar için moral bozucu örnekleri oluşturmakta.

Bildiğiniz üzere, pek çok öğrenci maddi sıkıntılar çekiyor. Eğitim dönemi boyunca üniversiteye ek olarak iyi iş deneyimleri kazanmak her öğrenciye kısmet olmuyor. İyi holdinglerde tanıdığı olan gençler okul ile birlikte iş hayatına atılmak istemezken eğitim döneminde hem iş tecrübesine hem de maddi gelire ihtiyaç duyan pek çok genç de çalışmak istediği halde şirketler ile nasıl iletişim kuracağını bilmediği için arzu ettiği işlere giremiyor. Bir şekilde iş bulanların çoğu, garsonluk gibi kendi iş hayatı ile ilgili bir getirisi olmayan ve uzmanlık gerektirmediği için para da kazandırmayan işlerde, düşük ücretler ile çalışmak durumunda kalıyor. Çoğu genç için zorunlu stajını tamamlayacağı ve gerçekten bir şeyler öğrenebileceği uygun kurumlara ulaşmak bir sorun. Bu arkadaşlarımız, üniversiteyi bitirdiklerinde de iş deneyimleri olmadığı için uzun süre düşük ücretler ile çalışmak durumunda kalıyorlar.

Bu gereksinimlerden duyulan ihtiyaçlar ile ilgili çalışmalar yaptığını bildiğim Akademisyen yazar Sayın Dr. Aydoğan Süer ile yaptığım görüşmelerde;

TÜRKGEP Başkanı DR. Aydoğan Süer, sivil toplum kuruluşlarından bilim ve teknoloji derneklerine kadar pek çok oluşumda yer alan gençlerin TÜRKGEP bünyesinde katıldığını söyleyerek her geçen gün genişleyen üye yapısıyla Türk Cumhuriyetleri Gençlik Platformu'nun üniversite, gençlik ve iş dünyası üçgeninde toplumun ihtiyaç duyduğu iletişimi sağlayarak bir köprü görevi üstleneceğini vurguladı.

Son derece geniş kapsamlı bir organizasyon yapısı oluşturarak Türkiye ile balşadıkları çalışmalarını daha geniş bir coğrafyaya yayarak ortak bir kültüre değere salip bulunduğumuz Türk Cumhuriyetleri'ndeki genç kardeşlerimizinde ülkemizdeki iş dünyası ile iletişim kurabilmeleri, Türkiye'den gençlerin yakın coğrafyaya güvenli bir şekilde açılabilmeleri, üniversiteler arası üretken projeler geliştirilmesi, iş hayatı ve kültür odaklı bir iletişimin sağlanabilmesi amacıyla çalışmalar yapacaklarını temsilcilikler açarak bilgi alışverişinin kardeş ülkelerdeki gençlere de ulaşmasını sağlamayı hedeflediklerini belirtmesine çok memnun oldum.

Almanya gibi bir ülkede 40.000 sivil toplum kuruluşunun bulunması ülkemizde ise bu sayının ise çok düşük olması bu nedenle gerekli alanlarda çalışmalar ve projeler yapacak STK'ların açılması Ülkemiz geleceği için çok önem arz ettiği düşüncesindeyim.

Saygılarımla...


                                                                                                                                                                                           

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Cansu ceylan 13 ay önce

sivil toplum kuruluşlarınin artmasini diliyorum.Güzel bir yazi tebrik ediyorum.

banner5