Transfer sezonu bitti…

Devre arasına kadar transferi pek konuşmayacağız…
 
Galatasaray ve Beşiktaş kendinden beklenen flaş transferlere imza atarken, Fenerbahçe ise isabet transferler yapmaya çalıştı.
 
Ancak çok konuştuğumuz bazı konular var ki kafa karıştırıcı…
 
Gökhan Gönül ve Caner Erkin’in takımdan ayrılmasına neden izin verildiği aslında tam anlamıyla muamma…
 
Bir çok neden söylense de hangisi sizi inandırıcı geldi bilmem, ben inanmadım…
 
Bunun altında yatan şeyin kesinlikle para olmadığı konusunda ısrarcıyım…
Teknik Direktör konusunda da sezona neden Vitor Pereira ile başlandığı, hazırlıkların neden bu adamla yapıldığını da çözmüş değilim…
 
Fenerbahçe’yi yakından takip eden herkes gayet iyi biliyor ki, sezon hazırlıkları başladığında Portekizli’nin gönderilmek için nasıl bir çaba sarfettiği ortada…
Pereira’nın talebi ile gönderilen Nani ise çok ilginç açıklamalar yaptı geçtiğimiz haftalarda…
 
 
Neden takım olunamadığını özetlemişti bir nebze de olsa…
 
Ama Robin Van Persie konusunda ise yaşanan basiretsizlik, bence şu yukarıda saydığım tüm konulardan daha büyük bir başarısızlıktı Fenerbahçe yönetimi için…
 
Fenerbahçe taraftarının Diego’ya neden nasıl tepki koyduğunu da anlamadım…
 
Adam Fenerbahçe’nin aradığı 10 numara pozisyonu için en ideal adamdı…
Bence bazı isimlere gösterilen sabır Diego’ya gösterilse, bugün yapılması şart olan ama yapılamayan o bölgeye Diego cup diye oturur, takımı da sürüklerdi… Kaldı ki gittiği Brezilya’da ortalığı kasıp kavuruyor sambacı…
 
Giden gider, kalan sağlar bizimdir, maddi sıkıntılar olsa da yama (kiralık) sistemi ile yenilerini getiririz mantığı Fenerbahçe’yi ya vezir yapacak bu sezon ya da rezil…
 
Transferleri yapılan isimler bence kaliteli ve önemli isimler…
 
İlerleyen yıllarda Fenerbahçe’ye önemli katkıları olacaktır şüphesiz…
 
Ancak sezon başında bir arada çalışmayan bu isimlerin, ligin başladığı şu günlerde nasıl bir uyum sağlayacağı merak konusu…
 
Kaldı ki, bir çok Avrupa ligine göre çok zor olan, defansif yönü daha ağır basan Süper Lig’de Fenerbahçe’nin ilk iki hafta oynadığı maçların sonucu ortada…
 
Dick Advocaat’ın gelişi taraftarın içine biraz su serpti…
 
Hollandalı tecrübeli teknik adam kadrosuna Lens gibi elinde yetişmiş bir isim ile Sow’u da alınca sanırım biraz rahatladı… Ama hala elinde bir on numarası yok… Son röportajında devre arasını işaret edip, bu süre zarfında bu eksikliği takım içinden gidermeye çalışacağını söylese de işi gerçekten zor.
 
Çünkü Fenerbahçe’nin orta sahasının göbeği hala oyun kurucusuz, güçsüz ve ne yapacağını bilmiyor…
 
Elindeki kadro ile biraz daha güçlenen Fenerbahçe’nin, Galatasaray ile şanslarını eşit görüyorum. Fakat altını çizerek söylemek şart ki her iki takım da Beşiktaş’ın bir adım gerisinde kadro kalitesi olarak…
 
Yeni transferlerin gelişi ile takımın değer 168 milyon Euro’ya çıkan Fenerbahçe’nin, UEFA Avrupa Ligi’nde Manchester United ve Feyenoord’a karşı vereceği mücadelelerin, sezon sonunun da yansıması olacağını göreceğiz.
 
Avrupa’da istediğini yapan Fenerbahçe, özgüven ve takımdaşlık duygularını güçlendirip lige damga vurabilir… Bunun tam tersi olursa, atın 168 milyonu sokağa demekten başka bir şey de gelmiyor içimden…
 

Ama bu takımı 5 hafta sonra görmeyi sabırsızlıkla da bekliyorum..
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5